Algıyı Etkileyen Etkenler

28.04.2020
36
Algıyı Etkileyen Etkenler

Kısaca Konu Başlıkları

A. Algı Yanılsamaları

Algıyı Etkileyen Etkenler 1

İnsan organizması çevresinden gelen uyarıcıları dış koşullar ve bireyin psiko-sosyal yapısı gereği olduğundan farklı algılayabilir.

Algılama süreci; uyarıcıların hızla duyum ve algıya dönüşmesi, hafızada var olan bilgilerle karşılaştırılması, ilgi ve beklentilerimiz gibi oldukça karmaşık süreçlerin etkisiyle oluşur.

Bu her algılanan nesne için tümüyle geçerli olmayabilir. Örneğin çay bardağındaki kaşığı kırık olarak algılamamız yalnızca fiziksel koşullarla yani ışık etkisiyle ilgilidir. Ancak yolda karşılaştığımız bir insanı tanımaya çalışmamız ise hafızadaki bilgiler, beklentiler ve o anki psikolojik durumumuzla yakından ilgilidir.

Bazen organizma uyarıcıları olduğundan farklı algılar. Buna algı yanılsamaları (illüzyon) denir. İllüzyon kısaca uyarıcıların yanlış algılanmasıdır.

Örneğin gece karanlığında fark ettiğimiz bir cismi aynı boyutlarda başka bir nesneye benzetebiliriz.

İllüzyon; fiziksel ve psikolojik olmak üzere ikiye ayrılır.

  • Fiziksel illüzyon, organizmanın algılamış olduğu uyarıcının kendisinden kaynaklanan ve bundan dolayı oluşan bir algı yanılgısıdır. Fiziksel algı yanılsamaları derinlik ipuçlarının doğru bir keskinlikle algılanmayışından kaynaklanır. Bu tür yanılsamalar tüm insanlarda aynı şekilde gerçekleşir (çay bardağındaki kaşık örneği).
  • Psikolojik illüzyon, uyarıcının özelliğinden değil organizmanın kişisel özelliklerinden, zihnin işleyiş ve tutumundan kaynaklanır. Bu nedenle psikolojik illüzyon bütün insanlarda aynı biçimde gerçekleşmez.

Örneğin; yılandan korkan bir insanın bahçede gördüğü hortumu yılana benzetmesi. Halüsinasyon, patolojik bir rahatsızlık olarak kabul edildiği için algı yanılması olarak görülmez.

B. Algılamanın Örgütleme İlkeleri

Organizmanın uyarıcıları duyum hâlinde beyne iletmesi ve onları anlamlı hâle getirmesi algıyı duyumdan ayıran önemli temel bir farktır. Organizmayı etkileyen uyarıcılar tek tek değil anlamlı bütünler olarak algılanır.

Organizmanın dışındaki farklı uyarıcıların bir bütün olarak anlamlı biçime dönüştürülmesi, algıda örgütleme ilkeleri arıcılığıyla gerçekleştirilir. Örneğin sevdiğimiz bir melodi farklı notalardan oluşmasına rağmen onu biz anlamlı bütünler olarak algılar ve kavrarız.

Bu örgütleme ilkeleri şunlardır: benzerlik, devamlılık, yakınlık ve tamamlama.

  • a. Benzerlik: Birbirine benzeyen uyarıcılar kümeler hâlinde bir bütün olarak algılanır. Örneğin bahçedeki çiçekleri; akşam sefalarını ya da gülleri, aynı renkteki oyuncakları kendi içinde bir bütün olarak algılarız.
Psikolojide benzerlik
  • b. Devamlılık: Uyarıcıların birbirini takip etmesi onların sürekliliğini; böylelikle anlamlı bir bütün oluşturmasını ve algılanmasını sağlar.
Psikolojide devamlılık

Birbirini takip eden oklar ve noktalar devamlılık algısı oluşturur.

  • c. Yakınlık – uzaklık: Uyarıcıların ya da nesnelerin aralarındaki mesafenin; yakınlık veya uzaklığının az olması onların anlamlı bütünler hâlinde organize olmaları ve algılanmalarını sağlar. Örneğin aşağıda birinci kutudaki çizgiler birbirlerine yakınlıklarından dolayı yatay olarak; ikinci kutudaki çizgiler de dikey olarak algılanır.
Psikolojide yakınlık ve uzaklık
  • ç. Tamamlama: Organizma duyu organlarına gelen uyarıcıları bütünleme eğilimi nedeniyle boşlukları tamamlayarak anlamlandırır ve algılar. Çizgi, noktalarla oluşturulmuş ya da tamamlanmamış tanıdığımız bir nesnenin şeklinin eksik kısımlarını zihnimiz tamamlar ve bildiğimiz nesne olarak algılar (Alttaki görsel). Yapılan araştırmada cümleyi oluşturan kelimelerin harflerinin yeri değiştirilmiş olsa bile zihnimiz onu tamamlayarak doğru algılar (Alttaki ifade).
Psikolojide tamamlama
  • d. Şekil-zemin ilişkisi: Organizmanın algıladığı nesneler belirli bir ortam içinde bulunur. Nesneyi ya da şekli zeminden ayırıp ondan farklı biçimde algılamamıza şekil-zemin algılaması denir. Figür-fon ilişkisi de denilen bu durum insanların algılamalarına göre değişiklik gösterebilir. Örneğin vazo figür-şekil olarak algılandığında mavi renkli kısımlar fon-zemin; birbirine bakan iki insan yüzü figür olarak algılandığında ise beyaz renkli alan fon olarak algılanır.
Psikolojide şekil zaman ilişkisi
  • e. Algıyı Etkileyen Diğer Etkenler: İnsan organizmasına çevresinden çok sayıda uyarıcı gelir. Duyu organlarına gelen bu uyarıcılar arasından bazılarını seçip dikkatimizi ona yöneltmemiz ve algılamamız algıda seçicilik ya da etkin dikkattir. Dikkat algıda seçiciliği sağlayan süreçtir. Zihnin belirli bir olay üzerinde yoğunlaşmasıdır. Algıyı etkileyen faktörlerden biri de sosyal ve çevresel değişkenlerdir. Aile, okul, iş ve arkadaş ortamları sosyal çevremizi oluşturur. İnsanın psiko-sosyal varlık oluşu dikkate alındığında sosyal çevresinden etkilendiği açıktır. Kitle iletişim araçları gibi farklı çevresel değişkenlikler arasında da aynı belirleyici etkilerin görüldüğü ve algıların bunlara göre oluştuğu açıktır. Bu bağlamda algıyı oluşturan; bireyin yaşadığı geçmiş deneyimler, geleceğe ait beklentileri olduğu kadar dürtü ve güdüleridir. Örneğin insan acıktığında yiyecekler dikkatini çeker. Temel ihtiyaçları giderildiğinde ise sosyal güdüleri gereği başarılı olmak ister. Algıları dikkatinin ve seçiciliğinin yöneldiği bu etkenler doğrultusunda oluşur.

Kaynak:12.Sınıf Psikoloji Ders Kitabı (PDF)

Psikoloji Bilimi Ders Notları

YAZAR BİLGİSİ
Recep Bayoğlu
Hayatını internete adamış biri olarak, hedefim bilgiyi ulaşılabilir hale getirmektir. Bu amaca istinaden her türlü bilgi paylaşımını KonuAnlatimi.Net üzerinde yapıyorum. Umarım içeriklerim tüm ziyaretçilerim için faydalı olur.
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Düşünceleriniz önemli, lütfen yorum yapın.x
()
x