Bilgi Felsefesi Nedir? Konusu ve Soruları

19.09.2020
338
Bilgi Felsefesi Nedir? Konusu ve Soruları

Bilgi Felsefesinin konusu

Felsefe, Akdeniz kültür ortamında, İzmir’in güneyindeki Millet kentinde Thales ile bir doğa felsefesi olarak doğdu. Thales, doğanın ana bileşenlerinin (Yunanca, Arkhe) neler olduğunu merak etti ve bunları inceledi. Doğayı ve onun oluşumunu anlama çabasından doğan bu felsefeye önce felsefe, sonra metafizik adı verildi. Daha önce de belirtildiği gibi, metafizik, deneyimimizin bize sunduğu görünüşün ötesinde yalnızca varoluşun öznesi olan bilgidir. Metafiziğin incelediği ana konular varoluş, varoluşun yapısı, tanrı ve ruhtur.

Thales ve onu izleyen ilk filozoflar, dikkatlerini bilgiyi oluşturan özne (süje) ile nesne (obje)den, nesne üzerine odakladılar. Çünkü bilme konusunun gücünden şüphe etmediler. Ancak önümüzdeki birkaç yıl içinde duyu organlarının verdiği bilgilerin Tanrı’nın ve ruhun varlığını çözemeyeceği anlaşıldığında, bazı filozoflar insanların sebep ve sezgi gibi yüksek yeteneklere sahip olduğunu iddia etti ve aşağıdaki sorunlar oluştu. Bazıları sorunu çözmek için bunları uyguladı.

O zamanAcaba akıl, sezgi gibi yetiler gerçekten insan zihninde var mıdır?”, “Eğer bunlar varsa görünüşlerin ötesinde kalan varlığı bilmemizi sağlayabilirler mi?” Tip sorularla ilgilendiler. Bilgi felsefesinin konusunu bu ve benzeri soruların cevaplarının araştırılması oluşturdu.

1- Bilgi Kuramı (Epistemoloji)

Bilgi Felsefesi (Epistemoji)

İlk çağda, bilgi konusunu felsefi gündeme getiren, Sofistlerin yanı sıra Sokrates, Platon ve Aristotelis gibi dönemin üç büyük filozofuydu. Ortaçağ filozofları bilginin kaynaklarını, koşullarını, türlerini, sınırlarını ve değerlerini gerektiği gibi vurgulamadılar. Bu bakımdan bilgi felsefesi, Yeni Çağ’da yalnızca felsefi bir disiplindir. İngiliz filozof John Locke (1632-1704), Fransız filozof Rene Descartes (Röne Dekart, 1596-1650) ve Alman filozof Immanuel Kant (1724-1804) buna önemli katkılarda bulunmuştur.

Her bilim, alanıyla ilgili konuları ele alır ve inceler. Ancak hiçbir bilim bilginin ne olduğunu, nasıl elde edildiğini veya amacını araştırmaz. Ancak bilgiyi eleştirmek ve kaynağını ve değerini araştırmak felsefenin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu bilgi teorisinin işidir. Aslında, diğer yandan bilgi teorisi bilginin özünü, ilkelerini, yapılarını, kökenlerini ve kaynaklarını araştırır. Öte yandan yöntemlerin, geçerliliğin, koşulların, olanakların ve bilginin sınırlarını sorar.

a. Bilgi Kuramının Temel Kavramları

Bilgi kuramının başlıca kavramları özne, nesne, bilgi, doğruluk, gerçeklik ve temellendirmedir.

Doğruluk (Hakikat)

Bilim, sınırları belli bir alandaki var olan nesneleri ele alır; bunlarla ilgili problemleri çözmeye çalışır. Çözü­len her problem o zamana kadar çözülememiş bir başka problemin çözümünü kolaylaştırır. Böylece bilim, doğruluğu elde ede ede ilerler ve gelişir. Doğa bilimleri gibi toplumsal bilimlerin gelişimi de genellikle bu yolla olmuştur.

Bilim doğruluğa erişme amacına yönelik çalışmalar yaparken elde ettiği bilginin niteliği ve kaynağı üzerinde durmaz. “Bilgi nedir?” sorusunu sormadığı gibi “Doğruluk nedir?” sorusunu da sormaz. Oysa bunlar felsefenin bir dalı olan bilgi kuramının temel kavram ve sorularıdır.

Şimdi bilgi kuramının ana kavramlarından olan doğruluk (hakikat, verite) üzerinde biraz duralım. Bilgi, özne ile nesne arasında, başka bir deyişle bilinç sahibi bir varlık olan insanla bu insanın kendisine yöneldiği bir varlık arasında kurulan bağdan oluşan bir üründür. Bu demektir ki özne ile nesne arasın­da bir bağ kurulmadan bilgi meydana gelmez. Ne var ki bilgi doğru olabildiği gibi yanlış da olabilir. Oysa insa­nın hem günlük yaşamda hem de bilim ve felsefede amacı, doğru olan bilgiyi elde etmektir, özellikle bilimde ileriye doğru atılan her adım doğru bilginin üzerine basılarak gerçekleştirilir. Peki, doğru olan bilgi nedir? Hangi koşullar gerçekleştiğinde bilgimiz doğruluk kazanır?

Bilgi kuramına göre doğruluk, bilginin, bilgisi elde edinilen nesneyle tam çakışmasını, uygunluğunu dile getiren bir kavramdır. Söylenenin sözü edilen şeye, başka bir deyişle düşüncenin nesnesine uygunluğudur. Buna göre “Doğ­ruluk nedir?” sorusu şöyle yanıtlanabilir.

Doğruluk; algılar, kavramlar, bilimsel kuramlarla nesnel gerçek arasın­daki uygunluktur. Bu tanıma göre “Güneş” nesnel gerçeğe, “Güneş doğudan doğar” yargısı doğruluğa örnek ola­rak verilebilir.

Fatih Sultan Mehmet 1453 yılında İstanbul’u alarak Bizans İmparatorluğuna son vermiştir.”, “Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923’te kurulmuştur.” Bu iki yargıda, özneden nesneye yönelen bilinç eylemleri (bilgi aktları) ile nesne arasındaki uygunluk, başka bir deyişle, sözü edilen şeylerle söylenenlerin uygun düştüğü belir­tilmektedir. Buna göre İstanbul’un fethi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasını gösteren belgeler elimizde bulun­dukça bu bilgiler, günümüzde olduğu gibi gelecekte de tüm insanlık için “doğruluk” olarak kalacaktır.

Gerçeklik (Realite)

Bilgi kuramının temel kavramlarından biri de “gerçeklik” kavramıdır. Gerçeklik; düşünülen, zihinde tasarla­nan nesnelerin karşıtı olarak var olan, yani bilinçten bağımsız olarak var olandır. Örneğin, İnternete bağlanmak için kullandığımız “bilgisayar” somut ve bilincimizden bağımsız olarak vardır; ancak İnternete erişmek için yazı­lan bir “bilgisayar programı” zihnimizde tasarlanır ve bilincimizden bağımsız olarak var olamaz. Bu bakımdan gerçeklik kavramını doğruluk kavramıyla karıştırmamak gerekir.

Gerçeklik ve doğruluk günlük yaşamda birbirinin yerine kullanılabilen iki kavramdır. Söz gelimi, günlük dilde bir kişinin herhangi bir konudaki açıklamasına katılmadığımızda “Gerçeği söylemiyor.” ifadesini kullanırız. Oysa burada “Doğruyu söylemiyor” ifadesi daha yerinde olacaktır. Çünkü yalnızca nesnel dünyada bulunan şeyler gerçek olabilir. Doğruluk, bu şeyler hakkındaki düşüncelerimizle; gerçeklik ise düşüncelerimizin konusu olan şeylerin kendisi ile ilişkilidir. Taşın sert olduğu, uzayda yer kapladığı gerçekliğe; kuşkuya yer vermeyecek kadar iyi belgelenmiş olan Kopernik’in “helyosantrik (Güneş merkezcil) kuramı” ise doğruluğa örnek olarak verilebilir. Buna karşın gündelik yaşamda bu iki kavram çoğu kez birbiri yerine kullanılır.

Bilgi kuramının ana kavramlarından biri olan temellendirme, ortaya konan bir soru ya da ileri sürülen bir sav için dayanak, gerekçe, temel bulma işidir. Örneğin, “Bilgi nedir?” sorusu yanıtlandırırken yanıtın birtakım da­yanaklarla, gerekçelerle desteklenmesi, anlaşılır ve tutarlı bir duruma getirilmesi gerekir. Konuya bu açıdan yak­laşıldığında her felsefe sorusuna verilen yanıtın bir temellendirme olduğu söylenebilir. Bu noktayı biraz açalım: “Bilgi nedir?” sorusuyla aslında “Bilgi sözcüğünün anlamı nedir?” sorusu sorulmaktadır. Öyleyse burada temellendirilmesi gereken bilgi sözcüğünün anlamıdır. Bir kavramın temellendirilmesi o kavramın her yönüyle aydınlatıl­masını gerektirir. Bu da kavramın değişik anlamlarını, rollerini betimlemekle (tasvir etmekle) sağlanır. Bu açıdan bakıldığında temellendirme, soruya verilen yanıt denemeleridir.

Felsefe temellendirmelerinin önde gelen özelliği kestirme yanıtları dışlaması, dışta bırakmasıdır. Kısa yoldan sonuca varmak felsefenin olduğu gibi, onun bir dalı olan bilgi kuramının da işi değildir. Bilgi kuramı temellendirmek istediği kavram ya da soruları derinlemesine, daha geniş olarak araştırır ve aydınlatmaya çalışır. Bunu da da­ha çok çözümleme (analiz) ve betimleme yolu ile yapar.

b. Bilgi Kuramının Temel Soruları

Bilim, bilgiyi apaçık bir olgu olarak görür; bilginin ne olduğu hakkında soru sormaz, temellerini de araştırmaz. Bilginin ne olduğuna yönelik araştırma görevi, felsefenin bir disiplini olan bilgi kuramındır.

Bilgi kuramının soruları, hemen hemen bütün felsefe sorularında olduğu gibi “pratik yönelmelerin ötesinde” yer alan sorulardır. Bu soruların herhangi bir eylemle doğrudan doğruya ilişkisi yoktur. Örneğin, “Sınıf kitaplı­ğında bilgi kuramı ile ilgili bir kitap var mı?” sorusuna bir yanıt vermek için, kitap listesini ya da kitapları gözden geçirmek yeterlidir. Ama “Bilgi nedir?” sorusuna yanıt vermek için bir eylemde bulunmak boşuna har­canmış bir çaba olur. Bu tür bir sorunun yanıtı ancak konuşmak ya da yazmakla verilebilir. Burada bize yanıtı sağlayacak olan, tutarlı söz düzenlemeleridir. Başka bir deyişle bilgi kuramını ilgilendiren soruların yanıtı ancak dil yapıtlarının sağlayabileceği bir yanıttır. Bu yanıtın tam olması da gerekmez; çünkü felsefe, yaptığı açıklamalarda yeni yaklaşımlara, düzeltmelere daima açıktır. Bu, felsefenin temel özelliklerinden biridir. Filozofların da sorulan bir soruyu günümüzde de sormaları ve yanıtlamaya çalışmaları buradan kaynaklanır.

Ayrıca bu tür bir soru -örneğimizde “Bilgi nedir?” sorusu- bilgi kuramcısının yeni sorularla karşı karşıya gelmesini de sağlar. Söz gelimi “Kaç türlü bilgi vardır?”, “Bilgi edinmenin amacı nedir?”, “Bilgi edinme sürecinin ilkeleri nelerdir?”, “Hakkında bilgi edinilen nesne ile bilgi edinen özne arasında ne gibi bir ilişki vardır.”, gerçek ile onun zihindeki imgesi arasındaki ilişki nasıl bir ilişkidir?”, “Kaç çeşit bilgi edinme yolu vardır?” ve buna benzer sorular bilgi kuramının temel sorularından bazılarıdır. Düşünen kişiye yeni ufuklar açar; onu konuyu derinliğine incelemeye yöneltir. Bunların her biri açıklanması, çözülmesi gereken birer problem oluşturur. Bilimlerin üzerinde durmadıkları bu problemleri ele alıp incelemek bilgi kuramının işidir.

Bilgi kuramında bilgiye ilişkin sorular iki büyük grupta toplanabilir: bilginin değeri ile ilgili sorular ve bilginin kaynağı ile ilgili sorular.

Bilginin Değeri ile İlgili Sorular

Bu gruptaki sorular neleri, ne derecede bilebileceğimiz üzerinde durur.

  • İnsan; varlığı, nesneleri gerçekten bilebilir mi?
  • Bilgimiz nesneleri doğru olarak yansıtıyor mu?
  • Bilgimiz doğru bir bilgi midir?
  • Eğer bilgimiz doğru bir bilgi ise bunun ölçütü nedir? vb.

Bilginin Kaynağı ile İlgili Sorular

Bu gruptaki sorularla bilginin nereden kaynaklandığı araştırılır.

  • Bilgi nasıl oluşuyor?
  • Bilgiyi oluşturan etkenler nelerdir?
  • Bilgi doğuştan mıdır, yoksa insan an­cak duyuları ve algıları yoluyla mı bilgi elde eder?
  • Bilginin elde edilmesinde zihnin payı mı daha önemlidir, yoksa çevreden alınanların mı?
  • Sezgi yoluyla doğru bilgiye ulaşılabilir mi? vb.

Bilgi kuramının temel soruları arasında “Doğru bilginin ölçütü nedir?” sorusunun önemi büyüktür; çünkü bu soru birbirinden farklı yanıtlara yol açmıştır.

Bilginin Kaynağına İlişkin Temel Yaklaşımlar
Bilginin imkânından şüphe eden bilgi görüşü kuşkuculuktur.Septisizm
Akla dayanan bilgi, doğru bilgidir.Rasyonalizm
Deneye dayanan bilgi, doğru bilgidir.Empirizm
Hem akla hem deneye dayanan bilgi, doğru bilgidir.Kritisizm
Olguya dayanan bilgi, doğru bilgidir.Pozitivizm
Bilime dayanan bilgi, doğru bilgidir.Analitik felsefe
Sezgiye dayanan bilgi, doğru bilgidir.Entüisyonizm
Yarar sağlayan bilgi, doğru bilgidir.Pragmatizm
Fenomene (görüngüye) dayanan bilgi, doğru bilgidir.Fenomenoloji
Bilginin Kaynağına İlişkin Temel Yaklaşımlar

2- Mantık

Doğa olayları arasında olduğu gibi, düşünceler arasında da bir bağ, bir düzen vardır. Bu düzeni sağlayan ya­salar, ilkeler bizim tarafımızdan bilinmese de işlevlerini sürdürmektedir. Bilimlerin görevi gerek doğayı gerekse düşünceyi yöneten bu yasaları ve ilkeleri bulmaktır. Doğa olaylarını yöneten yasa ve ilkeleri bulmak doğa bilim­lerinin işidir. Düşünceler arasındaki ilişki ve düzeni yöneten yasa ve ilkeleri bulma görevini de mantık üstlenmiş­tir.

Geniş anlamıyla mantık (lojik) aklın kendisi hakkındaki bilgisidir. Düşünmenin temel yasalarını (özdeşlik, çe­lişmezlik, yeterli neden, üçüncü halin olanaksızlığı ilkeleri gibi) saptar, doğrunun ölçütlerini arar. Dar anlam­da mantık “doğru düşünme kurallarının bilgisi” ya da “doğru düşünmenin kurallarını öğreten bilgi” diye tanımla­nabilir.

Tanımdan da anlaşılacağı gibi mantık yalnızca doğruluğu ya da geçerliği belli kurallara göre değerlendirilmiş olan düşünme biçimleriyle ilgilenmektedir. Mantık bu özelliği ile düşünmeyi konu alan öteki bilimlerden ayrılır. Örneğin, psikoloji her türlü düşünmeyi konusu içine alır. Düşünmeler arasında iyi-kötü, doğru-yanlış, geçerli-geçersiz, haklı-haksız diye ayırım yapmaz. Oysa mantık, düşünmenin yalnızca bir türü, usa vurma eş deyişle akıl yürütme ile ilgilidir. Ayrıca mantık, yargıları içerik bakımından değerlendirmez. Onun için önemli olan, yargıla­rın doğruluğu yani gerçeğe uyup uymadığı değil, yargılar arası ilişkilerin doğruluğudur. Başka bir deyişle önemli olan, önceden konmuş birtakım ölçüt ya da kurallara uyup uymamadır. Görüldüğü gibi bilgi kuramı ile mantı­ğın işlevleri birbirine çok yakındır. Bilgi kuramı için önemli olan, içeriklerin doğruluğu; mantık için ise yargı­lar arası ilişkilerin doğruluğudur. Bundan ötürü bazı düşünürler bilgi kuramı ile mantığı birbirinden ayırmayı pek doğru bulmazlar.

Mantığın kurucusu Aristoteles’tir. Aristoteles “Organon (Alet)” adlı eserinde doğru düşünmenin ilkelerini sap­tamış; çıkarım biçimlerini, özellikle özne-yüklem ilişkisine dayanan önermelerden oluşan tasımı (kıyası) kusursuz denebilecek şekilde belirlemiştir. Bu başarı, Aristoteles mantığının M.Ö. 4. yüzyıldan M.S. 16. yüzyıla kadar ya­ni yaklaşık iki bin yıl hem batıda hem de doğuda düşünmenin biricik alet olarak kullanılmasını sağlamıştır.

Bilgi Felsefesi SSS

  • Bilgi felsefesinin problemleri nelerdir?

    Doğru bilgi mümkün müdür?,
    Bilginin kaynağı nedir?,
    Bilginin sınırları ve doğru bilginin ölçütleri nelerdir?
    Bilginin güvenirliliği ve değeri nelerdir?”

  • Bilgi kuramı ne demek? (Felsefe)

    Bilgi kuramı bilenle bilinen, başka bir deyişle insan ile nesne arasındaki ilişkileri inceleyen bir felsefe disipli­nidir.

  • Bilgi felsefesinin diğer adı nedir?

    Bilgi felsefesi, bilginin doğası, kapsamı ve kaynağı ile ilgilenen felsefe dalıdır. Epistemoloji olarak da adlandırılmaktadır.

  • Bilgi felsefesinin temel sorunları nelerdir?

    Bilgi nedir,bilgi nasıl oluşur,bilginin kaynağı nedir,doğru bilgi mümkün müdür,bilgi doğuştan mıdır yoksa sonradan mı kazanılmıştır,bilginin kaynağı akıl mıdır yoksa deney midir,doğru bilginin ölçütü nedir gibi sorulardır.

  • Bilgi felsefesinin cevap aradığı sorular nelerdir?

    Bilgi teorisi (epistemoloji) nedir?
    Doğru bilginin imkanı
    Bilginin kaynağı ve ölçütleri.
    Rasyonalizm (akılcılık) nedir?
    Bilginin alanı, kapsamı ve sınırları
    Ampirizm (deneycilik) nedir?
    Bilgi felsefesinin konusu nedir?
    Kritisizm (eleştiricilik) nedir?

  • Bilgi Kuramı dersinde ne yapılır?

    Bilgi Kuramı dersi öğrencilere bilginin doğasını sunarak Diploma Programında özel bir görev üstlenmektedir. Dersin hedefi, öğrencilerin bilgi alanları arasındaki ilişkileri, kendi bakış açılarını ve bilginin paylaşıldığı toplumun bakış açılarını kavramalarını ister.

  • Bilgi kuramının temel kavramları nelerdir?

    Bilgi kuramının başlıca kavramları özne, nesne, bilgi, doğruluk, gerçeklik ve temellendirmedir.

YAZAR BİLGİSİ
Konu Anlatımı Admin
Hayatını internete adamış biri olarak, hedefim bilgiyi ulaşılabilir hale getirmektir. Bu amaca istinaden her türlü bilgi paylaşımını KonuAnlatimi.Net üzerinde yapıyorum. Umarım içeriklerim tüm ziyaretçilerim için faydalı olur.
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Düşünceleriniz önemli, lütfen yorum yapın.x
()
x