Bilinçlilik Türleri

29.04.2020
214
Bilinçlilik Türleri

A. Farklı Bilinç Durumları

İnsanın bilinçlilik hâli, organizmanın farkındalığı yani iç ve dış çevresindeki uyarıcıları fark etmesi ile oluşan bir süreci akla getirir. Bilinçlilik hâlindeki birey çeşitli uyarıcılardan oluşan duyumların, oluşturduğu düşüncelerin, verdiği kararların farkındadır. Ancak insan bu bilinçlilik hâlinin dışında uyku, rüyalar, hipnoz, meditasyon, vb. farklı bilinç hâllerine sahiptir.

Uyku

Organizma için uyku, gündüz çalışması ve yorulması sonrasında organlarıyla vücudunun bütününün dinlendiği bir süreçtir. Gece uyku hâlinde yaratılış gereği vücudumuz için birçok bakımdan faydalı hormonlar salgılanır. Örneğin uyku hâlinde yalnızca karanlık ortamda organizmanın beyni melatonin hormonu salgılar.

Melatonin hormonu, antioksidan etkisiyle vücudu korur ve rahat uyumak vb. başka yararlı etkilere sahiptir. Uyku hâlinde organizmanın bilinci bilinenin aksine pasif değil aktiftir. Çünkü hormonal salgı işlemlerinin yapılması için gereklidir.

Bu gereksinim dışında uyku organizmanın dinlenmesini, vücudunun yenilenmesini sağlarken çevresel uyarıcılara karşı da duyarsız değildir. Organizma uyku hâlindeyken sıcak ve soğuk çevresel uyarıcıların etkisiyle bunlarla ilgili rüyalar görür. Bu da bize organizmanın uykudayken de genel uyarılmışlık hâlinde olduğunu gösterir.

bilinçlilik türleri uyku

Rüya

Organizmanın zihinsel ve bedensel olarak dinlendiği, çevresiyle iletişiminin azaldığı, gevşeyip rahatladığı uyku döneminde aynı zamanda rüyalar da görülür. İnsan uykusu süresince aynı derinlikte uyuyamaz: organizmanın uykusu birbirini takip eden REM ve NREM (NON-REM) olarak dönemler hâlinde gerçekleşir.

Hızlı göz hareketlerinin görüldüğü dönem REM dönemidir ve büyük çoğunlukla rüyaların görülüp hatırlandığı uyku dönemidir.

Örneğin REM dönemi uykusundaki insanın eline sıcaklık veren bir cisim yaklaştırıldığında rüyasında kişi kendisini sıcak bir ortamda terleyen ya da soğuk bir cisim yaklaştırıldığında ise karlı ve soğuk bir ortamda üşüyen biri olarak görebilir.

REM uykusu döneminde merkezî sinir sistemi etkinliği artar, bu artışa kan basıncı ve solunum da eşlik eder. NREM uykusu ise derin bir uykudur; bu dönem merkezî sinir sistemi etkinliğinin azaldığı dönemdir. Kan basıncı ve solunum sayısının düştüğü, rüyaların çok az görülüp çoğunlukla da hatırlanmadığı uyku dönemidir.

Hipnoz

Uykuya benzetilmekle birlikte normal bir uyku hâli değildir. Hipnoz bir kişinin başkası tarafından bilincinin etkisizleştirilip onun yönlendirme ve telkinlerini yerine getirir hâle gelmesidir.

Örneğin hipnoz altındaki birine iki gün sonra belirli bir saatte çikolata alması istenmiş; o gün ve saat geldiğinde hipnoz edilen kişi nedenini bilmediği bir huzursuzlukla telkin edildiği gibi gidip çikolata almıştır. Hipnoz günümüzde ilgili ilgisiz pek çok yerde kullanılmaktadır. Ancak hipnoz istismar edilmeye açık; kişilik üzerinde olumsuz etkileri de olan bir metottur.

Meditasyon

İnsanın kendi vücut fonksiyonlarını kontrol altına almak için dikkatini yoğunlaştırması ve artırmasıdır. Meditasyon yapan insan dışarıdan bakıldığında donmuş kalmış gibi gözükür.

Fakat o vücudunu fizyolojik olarak gevşetmiş bir uyanıklık hâli yaşar. Örneğin meditasyon hâlindeki bireyin beyninde yapılan EEG ölçümlerinde zihnin genel uyarılmışlık hâlinde görülen alfa dalgalarının olduğu tespit edilmiştir.

İnsan; bilimin ilerlemesiyle Biofeedback (biyofidbek) gibi harika bir özelliğe sahip olduğunu anlamıştır. Biofeedback denilen biyolojik geri bildirim, yaratılış gereği insan organizmasının sahip olduğu yetiler arasında yer alır. Örneğin masa tenisi oyununda rakibinizin gönderdiği topu karşınızda görürsünüz, topa raketle vurduğunuz anda ise onu görmezsiniz.

Burada topa vurmanızı sağlayan topun size gelirken yüksekliğini, hızını ve geliş açısını bilmektir. İşte bilmek yaratılışla size verilmiş olan biyo-geri bildirim yetisi ile oluşturulan hadisedir. Biyo-geri bildirim topu gördüğü andan görmediği ana kadar topun geliş konumunu belirleyen verilerin sürekli olarak akışıdır. Buna bağlı olarak geri bildirimler yoluyla veriler beyne iletildikten sonra beyin doğru komutu iletir ve doğru vuruş gerçekleşir.

B. Bilinç, Biliş ve Duygularda Maddelerin Etkileri

Bireyler yaşamlarında çeşitli sebeplerle ilaçlar alır ve kullanırlar. Ancak bu ilaçlar kimyasal içerikte olduklarından insanın bilincini, bilişini ve duygulanımlarını olumsuz şekilde etkileyebilir. Bu türden maddelere psikoaktif ilaçlar denir.

Bunlar davranış bozukluklarının tedavisinde kullanılan sakinleştirici ve ağrı kesici türü ilaçlardır. Bu tür maddelerin kötüye kullanımı aynı etken maddeleri içeren uyuşturucuları akla getirir. Uyuşturucular insanın bilincini olumsuz etkiler. Alkol de insan bilincini bozan uyuşturucular arasında yer alır. Uyuşturucu ve alkol organizmanın algılamasını değiştirir, duygu durumunu ve bilişi bozar.

Kaynak:12.Sınıf Psikoloji Ders Kitabı (PDF)

Psikoloji Bilimi Ders Notları

YAZAR BİLGİSİ
Recep Bayoğlu
Hayatını internete adamış biri olarak, hedefim bilgiyi ulaşılabilir hale getirmektir. Bu amaca istinaden her türlü bilgi paylaşımını KonuAnlatimi.Net üzerinde yapıyorum. Umarım içeriklerim tüm ziyaretçilerim için faydalı olur.
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Düşünceleriniz önemli, lütfen yorum yapın.x
()
x