Canlıların Ortak Özellikleri

08.04.2020
720
Canlıların Ortak Özellikleri

Canlıların Ortak Özellikleri Nelerdir?

Canlıların ortak özellikleri nelerdir? Bu özelliklerin detayları nelerdir? Tüm bu soruların cevabını bu içerikte bulabileceksiniz. Buyurun detaylara bakalım.

Hücresel Yapı

Bütün canlılar birbirinden farklı karakteristik özelliklerde olmalarına rağmen her canlı, özel fonksiyonlarada ki hücre ya da hücrelerden oluşur. Hücreler, organizmaların canlılık faaliyetlerini gösteren yapısal ve işlevsel en küçük birimleridir. İki tür hücre vardır.

Çekirdeği ve zarlı organelleri içermeyen hücrelere prokaryot hücre adı verilir. Bakteriler ve arkeler prokaryot hücreli canlılar sınıfındadır. Çekirdeğe ve zarlı organelleri barındıran hücrelere ökaryot hücre adı verilir. Öglena, paramesyum, amip, algler, mantarlar, bitkiler ve hayvanlar ökaryot hücreli canlılar sınıfındadır.

Tüm canlı hücrelerin solunum, beslenme, sindirim, boşaltım benzeri faaliyetler belli bir düzen içinde gerçekleşir. Canlıların bir kısmı tek hücreli bir kısmı ise çok hücrelidir. Öglena, amip, paramesyum ve bakteri benzeri canlılar tek hücreli olup çıplak gözle görülemez. Şapkalı mantarlar, bitkiler ve hayvanlar ise çok hücreli canlılar sınıfındadır ve çıplak gözle fark edilirler.

Beslenme

Canlılar büyüyüp gelişmek, yıpranan doku ve organlarını onarmak, enerji elde etmek ve düzenleyici faaliyetlerini sürdürebilmek için besin maddelerine gereksinim duyar. Kısacası canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için beslenmek zorundadır.

Canlıların bir kısmı yaşadığı yerden su, mineral ve karbondioksit benzeri inorganik maddeleri alıp güneş enerjisi veya kimyasal enerjiyi kullanarak gereksinim duyduğu organik besini oluşturur. Bu canlılara üretici (ototrof) canlılar adı verilir.

Bitkiler (tam parazit bitkiler hariç), algler (su yosunları) ve bir takım tek hücreli canlılar doğanın üreticileridir. Canlıların öteki bir kısmı ise inorganik maddelerden gereksinim duyduğu organik besinleri üretemez. Besinlerini yaşadıkları yerden hazır olarak alır. Bu canlılara tüketici (heterotrof) canlılar adı verilir. Hayvanlar, mantarlar ve bir takım tek hücreli canlılar tüketicidir.

Solunum

Canlılar, yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye gereksinim duyar. Bu enerji, besinlerin hücrede parçalanmasıyla elde edilen ATP (adenozin trifosfat) molekülünden karşılanır. Hücreler ATP’yi hücresel solunum ile oluşturur. Bütün canlılar hücresel solunum yapar.

Bir takım canlılar ATP’yi oksijen kullanarak oluştururken bir kısmı ise oksijen kullanmadan oluşturur. Oksijenli solunum, oksijensiz solunum ve fermantasyon olmak üzere üç tür hücresel solunum vardır. Organik besinlerin yapı taşlarından oksijen yardımıyla ATP üretilmesi oksijenli solunum; oksijen olmaksızın farklı moleküller kullanılarak ATP üretimi oksijensiz solunum olarak adlandırılır. Elektron taşıma zinciri ve oksijen olmaksızın sınırlı miktarda gerçekleşen ATP üretim şekline ise fermantasyon adı verilir.

Boşaltım

Canlılar, hücrelerindeki düzeni korumak amacıyla metabolizma sonucunda oluşan atık maddeleri hücreden uzaklaştırmak zorundadır. Tek hücreli canlılarda metabolik atıklar, hücre zarı ya da özelleşmiş organeller tarafından uzaklaştırılır.

Örneğin tatlı sularda yaşayan amip, öglena, paramesyum benzeri tek hücreliler vücutlarındaki fazla suyu kontraktil koful denilen özelleşmiş bir organel yardımıyla dışarı atar. Karbondioksit ve amonyak benzeri atık gazlar ise hücre zarından dışarıya verilir. Gelişmiş yapılı bitkiler; atık maddeleri yaprak dökümü, terleme (transpirasyon), damlama (gutasyon) ve kökleri yoluyla uzaklaştırır.

Omurgalı hayvanlarda böbrekler, kandaki zararlı maddeleri süzerek idrarla; akciğerler, kandaki karbondioksiti solunum yoluyla vücuttan uzaklaştırır. Ayrıca bir takım omurgalılarda deri de terleme yoluyla boşaltıma yardımcı olur.

Hareket

Canlılar avlanmak, göç etmek, üremek, yavrularını beslemek, ışık ve suya ulaşmak benzeri çeşitli nedenlerle hareket eder. Tek hücreli canlılar; kamçı, sil ve yalancı ayak benzeri yapıları yardımıyla yer değiştirme hareketi yapar.

Bitkilerde hareket yer değiştirme şeklinde değil durum değiştirme şeklindedir. Örneğin ayçiçeğinin güneşe yönelmesi ya da böcekçil bitkinin yaprakları arasına konan böceği yakalaması durum değiştirmedir. Hayvanlarda ise hareket genellikle yer değiştirme şeklindedir. Hayvanlar hareket için bacak, kanat, yüzgeç benzeri organlarını kullanır.

Uyarılara Tepki Verme

Canlılarda durum değiştirmeye veya harekete sebep olan her türlü faktöre uyaran, uyaranlara verilen cevaplara ise tepki adı verilir. Canlılar yaşadıkları yerdeki ısı, ışık, su miktarı, avcı, kimyasal madde benzeri uyarıları algılayıp bunlara çeşitli tepkiler verir.

Lalenin gün içerisindeki sıcaklık değişimlerine karşı çiçeklerini 15-20 °C sıcaklıkta açarak, 5-10 °C sıcaklıkta ise kapayarak tepki vermesi, bakterilerin bulunduğu yerdeki kimyasal maddelerden etkilenip bunlardan uzaklaşması, bal arılarının besini algılayarak besine doğru hareket etmesi uyarılara verilen tepkilere örnektir. Canlılar, algıladığı uyarıya doğru tepki verirse canlıların hayatta kalma ihtimali artar.

Metabolizma

Canlılar; büyüme, üreme, yenilenme vs. için enerjiye gereksinim duyar. Canlı hücrelerde gerçekleşen biyokimyasal olayların tamamına metabolizma adı verilir. Birey tam dinlenme halindeyken bile, vücudundaki kimyasal reaksiyonları için bir miktar enerji tüketir.

Bireyin varlığını sürdürebilmesi için tükettiği bu minimum enerji miktarına bazal metabolizma adı verilir. Metabolik olaylar anabolizma ve katabolizma olmak üzere iki bölümde incelenir. Hücrelerin küçük molekülleri birleştirerek büyük moleküller oluşturmasına anabolizma (özümleme) adı verilir.

Bitkilerin fotosentezle besin üretmesi, hayvanların protein ya da lipit sentezlemesi anabolizma örneklerindendir. Anabolizma tepkimelerinin gerçekleşmesi için gerekli enerji, ATP molekülünden karşılanır. Büyük moleküllerin parçalanarak daha küçük moleküller oluşturmasına katabolizma (yadımlama) adı verilir.

Sindirim ve hücresel solunum olayları katabolizmaya örnektir. Anabolizma ve katabolizma olayı, canlının yaşamı süresince değişik hızla devam eder. Bir organizmanın hayat dönemine bağlı hızları aşağıdaki şekilde özetlenebilir.

Homeostazi

Bütün çevresel değişimlere rağmen organizmada kararlı bir iç ortamın sağlanması ve korunması olayına homeostazi adı verilir. Canlılar, farklı şartların bulunduğu yerlerde fizyolojik değişikliklerle uyum sağlamaya çalışır.

Örneğin kuvvetli bir egzersiz yapıldığında ısı üretilir, o da vücut sıcaklığını yükseltir. Sinir sistemi bu artışı algılayarak terlemeyi tetikler. Terlendiğinde ise nem deriden buharlaşarak vücut sıcaklığını düşürerek normal seviyeye getirir.

Uyum

Tüm canlılar, yaşadıkları yere uyum sağlayarak hayatta kalma şansını artırır. Örneğin kaktüs bitkisinin dikensi yaprakları sayesinde su kaybını azaltarak çöl şartlarında yaşayabilmesi, geniş yaprak yüzeyi olan nilüfer bitkisinin ise fazla suyu uzaklaştırma özelliğiyle batmadan suyun yüzeyinde kalabilmesi yaşadığı yere uyum sağladığını gösterir. Pelikanların gaga yapısı su bulunan yerde beslenebilmelerini, ördeklerin perdeli ayakları ise yüzmelerini kolaylaştırır.

Organizasyon

Tek hücreli canlılarda organizasyon, hücre içindeki yapıların uyumlu çalışmasını ifade eder. Çok hücreli canlılarda ise organizasyon; atom, molekül, organel, hücre, doku, organ, sistem ve organizmadan oluşur.

Örneğin insan vücudunda karbon, hidrojen ve oksijen benzeri atomlar birleşerek DNA, RNA, protein benzeri molekülleri; bu moleküller de mitokondri, ribozom, Golgi benzeri organelleri oluşturur. Organeller ve öteki moleküller bir araya gelerek sinir hücresi benzeri farklı hücre çeşitlerini oluşturur.

Yapı ve görev bakımından benzer hücreler bir araya gelerek sinir doku, kas doku, kan doku benzeri dokuları; sinir doku ve alakalı öteki dokular beyin benzeri organları; beyin ve omurilik benzeri organlar da sinir sistemini oluşturur. Sinir sistemi, dolaşım sistemi, destek hareket sistemi benzeri sistemler de gelişmiş bir organizma olan insan vücudunu oluşturur.

Canlıların Ortak Özellikleri 1
İnsan vücudunun organizasyonu

Üreme

Canlılar, neslinin sürekliliğini sağlamak için ürer. Üreme eşeysiz veya eşeyli olarak gerçekleşir. Eşeysiz üreme tek ata canlıdan genellikle genetik yapıları özdeş olan yavruların oluşmasıdır. bir takım mantar türleri, tek hücreliler, bir takım bitki ve hayvanlarda görülür.

Eşeyli üreme, özdeş türe ait dişi ve erkek üreme hücrelerinin birleşmesiyle genetik yapısı birbirinden farklı olan yavruların oluşmasıdır. Eşeyli üreme için çoğunlukla özelleşmiş üreme organları ve üreme hücreleri bulunur. Bitkilerin tohum oluşturması, kuşların yumurtlaması, memeli hayvanların doğurması eşeyli üremenin sonucudur.

Büyüme ve Gelişme

Tek hücreli canlılarda büyüme, hücre hacmi ve kütlesinin artması ile gerçekleşen bir olaydır. Çok hücreli canlılarda büyüme, hücre bölünmeleri sayesinde canlıya yeni hücrelerin eklenmesi ve var olan hücrelerin büyümesi ile gerçekleşir.

Gelişme canlılardaki doku ve organların görevlerini yerine getirebilecek olgunluğa erişmesidir. İnsanın boyunun uzaması büyümeye, parmak kaslarının kalemi tutup düzgün yazabilecek düzeye gelmesi ise gelişmeye örnek verilebilir.

Kaynak: 11.Sınıf Biyoloji Ders Kitabı (PDF)

Biyoloji Ders Notları

YAZAR BİLGİSİ
Recep Bayoğlu
Hayatını internete adamış biri olarak, hedefim bilgiyi ulaşılabilir hale getirmektir. Bu amaca istinaden her türlü bilgi paylaşımını KonuAnlatimi.Net üzerinde yapıyorum. Umarım içeriklerim tüm ziyaretçilerim için faydalı olur.
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Düşünceleriniz önemli, lütfen yorum yapın.x
()
x