Ertuğrul Gazi (1198-1281)

28.06.2020
55
Ertuğrul Gazi (1198-1281)

Oğuzların Bozok kolunun Kayı Boyundan gelmekte olan Ertuğrul Gazi, bir çok kaynakta Süleyman Şah’ın oğlu olarak bilinmektedir. Ancak pek çok kaynak ise Ertuğrul Gazi’nin babası olarak Gündüz Alp’i göstermektedir. Yakın zamanda arkeologlar tarafından bulunan “Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp” yazısı darp edilmiş sikke, bu iddiaları doğrulamaktadır. Fakat elimizde bulunan kaynakların yetersizliğinden ötürü bu konu net bir açıklamaya kavuşturlamamıştır.

13. Yüzyılın ilk çeyreğinde Cengiz Han yönetimindeki Moğollar İslam medeniyetlerine büyük istilalar düzenlemekte ve bu bölgelere korkunç zararlar vermekteydiler. Moğol akınlarının yavaş yavaş doğu Anadolu’yu sarması üzerine, Süleyman Şah, kendisine bağlı olan aşireti ile daha batıya göç etmeyi uygun bulmuş, ancak bu göç sırasında Fırat nehrinden geçerken boğularak vefat etmiştir. Süleyman Şah’ın vefatından sonra kabilelerinin liderliğine Ertuğrul Gazi geçmiştir. Ertuğrul Gazi’nin kardeşlerinden Sungur Tekin ve Gündoğdu kendi komutaları altındaki kişilerle birlikte tekrar doğuya dönmüş, Ertuğrul Gazi ise diğer kardeşi Dündar Bey ve kendisine tabi olan kişilerle birlikte batıya yönelmiştir.

Ertuğrul Gazi yönetimindeki Kayı Boyu mensubları, bir süre iç Anadolu’da, Selçuklu Devleti’ne ait topraklarda kalmışlardır. Selçukluların o zamanki sultanı Sultan I. Alaeddin Keykubat’tır. Bu süre içerisinde Ertuğrul Gazi, oğlu Saru Batu Savcı Bey’i Selçuklu sultanı ile görüşmeye göndermiş, bu görüşmede Sultan Keykubat, Moğollarla yapılan savaşlarda, Kayı Boyunun kendi taraflarında yer almasını istemiş, buna karşılık olarak da uç beyliği vaadetmiştir.

Ertuğrul Gazi, Moğollar ve Selçuklular arasında bir savaş çıktığını duyunca, askerlerini de alarak, Sivas yakınlarındaki savaş bölgesine gitti. Savaşa kimin tarafında girecekleri son ana kadar belli değildi. Kayılar savaş bölgesine ulaştığında savaş başlamış, Moğollar Selçuklulara karşı üstün durumdaydı. Kayı Boyunun yardımıyla savaş Selçukluların lehine dönmüş, savaşı kazanmışlardı. Bu savaştan sonra Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubat, Söğüt ve Domaniç civarından, yaklaşık 1000 dönümlük bir araziyi Kayı Boyuna vermiş, liderleri olarak Ertuğrul Gazi’yi tanımış ve Ertuğrul Gazi’yi uç beyi olarak görevlendirmiştir.

Bizans sınırına yerleşen, yaklaşık 400 çadırdan oluşan, Kayı Boyu üyeleri sürekli olarak Bizans topraklarına akınlar düzenleyip, yerleştikleri alanı genişletiyor, ilerde kurulacak olan Osmanlı devletine merkez hazırlıyorlardı. Öyle ki Ertuğrul Gazi’ye 1000 dönüm olarak verilen arazi, Ertuğrul Gazi’nin son zamanlarında 4500 dönümü geçmiştir.

Ertuğrul Gazi’nin hızla yükselmesi Karacahisar tekfurunu endişelendirmiş, Ertuğrul Gazi’ye karşı cephe almaya yöneltmiştir. Bunun üzerine Ertuğrul Gazi Konya’ya giderek Selçuklu sultanını bu hisarın fethi konusunda ikna etmiştir. İki kumandan birlikte hisarı kuşatmış ancak kuşatmanın ortalarında, Moğollar’ın Konya’ya saldırı hazırladıklarını öğrenen Sultan kuşatmadan çekilmiştir. Ancak kuşatmadan vazgeçmeyen Ertuğrul Gazi hisarı ele geçirmiş, hisarın tekfurunu ve beraberinde elde ettiği esirleri kardeşi Dündar Bey ile birlikte Sultana göndermiştir.

Ertuğrul Gazi Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubat’ın vefatına kadar, 6 yıl, Söğüt civarının huzuru için elinden geleni yapmış, Sultanın ölümünden sonra ortaya çıkan taht kavgalarına ise dahil olmamıştır. Ömrünün sonuna kadar söğüt ve civarındaki tekfurlarla mücadele etmiş, vefatından sonra da Söğüt’e defnedilmiştir.

Ertuğrul Gazi’nin eşi Hayme Hatun’dur. Hayme Hatun’dan Saru Batu Savcı Bey, Gündüz Alp ve Osman Bey olmak üzere üç erkek çocuğu olmuştur. Osman Bey en küçük oğlu olup ilk olarak adı Otman olarak konmuş, ancak daha sonra İslam dünyasıyla olan ilişkilerden dolayı Osman Bey olarak değiştirilmiştir. Kendisinden sonra kabilesinin başına en küçük oğlu Osman Bey geçmiştir.

Ertuğrul Gazi oldukça başarılı bir yöneticiydi. Kendisinin Müslüman olup olmadığı konusunda değişik bir çok rivayet bulunsa da İslama yaptığı hizmetler tartışılamaz. Yönettiği topraklardaki Hristiyan halka İslam’ı sevdirmiş, İslam’ın olunmasını istediği bir başkan gibi davranmıştır. Fakirlere karşı son derece cömert davranmış, yardıma muhtaç kimselere asla kayıtsız kalmamıştır. Öyle ki, kendisine uç beyliğinin verildiği savaşta Moğollar’ın Selçukluları yendiğini gören Kayılıların bazıları Moğollardan yana savaşa katılmayı önermiş, Ertuğrul Gazi ise, Türklerin ancak mağlupların yanında savaşa girebileceğini, Galibin yanında savaşa girmenin insana ne şeref ne mal kazandıracağını söylemiş, daha sonra da yenik durumda olan Selçukluların yanında savaşa girerek, savaşı kazanmalarını sağlamıştır.

YAZAR BİLGİSİ
Recep Bayoğlu
Hayatını internete adamış biri olarak, hedefim bilgiyi ulaşılabilir hale getirmektir. Bu amaca istinaden her türlü bilgi paylaşımını KonuAnlatimi.Net üzerinde yapıyorum. Umarım içeriklerim tüm ziyaretçilerim için faydalı olur.
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Düşünceleriniz önemli, lütfen yorum yapın.x
()
x