Farklılıklara Saygı Duyuyorum

26.09.2020
291
Farklılıklara Saygı Duyuyorum

Önceki sayfada verilen haber metninde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için Şanlıurfa’ya gelen ve aralarında din, dil, sosyoekonomik farklılıkları olan çocukların birbirleriyle uyum içinde bir gün geçirdiklerini okudunuz. Tören için Şanlıurfa’ya gelen çocuklar din, dil, sosyoekonomik durum gibi farklılıkları önemsemeden birbirlerine arkadaşça davranmışlar ve böylece birbirleriyle uyum içerisinde güzel bir gün geçirmişlerdir.

Yaşamımız boyunca bizden farklı özelliklere sahip bireylerle karşılaşabiliriz. Örneğin bazı insanların konuştuğu dil, bizim konuştuğumuz dilden farklıdır. Bazı insanlar bizim inandığımız dinden farklı dinlere inanır. Bazı insanların maddi durumu bizimkinden daha iyi, bazılarınınki ise daha kötü olabilir. İnsanlar arasında karşılaşılabilecek bunun gibi farklılıklar doğaldır. Bu farklılıklar insan ilişkilerinde davranışların belirlenmesinde etken olmamalıdır. Bireyleri oldukları gibi kabullendiğimizde onlarla uyum içinde yaşamamız da kolaylaşır.

Toplumla uyumlu bir yaşamın sürdürülebilmesi için farklılıklara saygı gösterilmesi son derece önemlidir. Ancak farklı kişi veya gruplara karşı zaman zaman rastlanabilen bazı kalıp yargı ve ön yargılar toplumun uyum içinde yaşamasının önünde engel oluşturabilmektedir. Bir grubun bütün üyelerine yönelik abartılan, genelleştirilen olumlu veya olumsuz değerlendirmelere kalıp yargı adı verilir. Kalıp yargılar başkalarından, medya organlarından veya çeşitli kaynaklardan öğrenilmiş olabilir. Şimdi bazı kalıp yargı örneklerini inceleyelim.

Farklılıklara Saygı Duyuyorum
Kalıp yargı örnekleriAçıklamalar
Kadınlar duygusaldır.İnsan, doğası gereği duygusaldır ve duygusallık belli bir cinsiyete ait değildir. Erkekler de kadınlar da duygusal olabilir.
Yaramaz çocuklar zekidir.Yaramazlık ile zekâ arasında bir bağlantı olduğu söylenemez. Yaramaz çocuğun zekâ yönünden uslu çocuktan farkı yoktur.
Pahalı olan ürünler kalitelidir.Bazı insanlar aynı özelliklere ve işleve sahip iki ürün arasında kararsız kaldığında pahalı olanı tercih edebilmektedir. Bu yanlış bir tutumdur. Çünkü pahalı ürünlerden bazıları kalitesiz olabileceği gibi ucuz ürünlerden bazıları da kaliteli olabilir.

Kalıp yargılar belli faktörler sonucu oluşan düşünce kalıplarıdır. Kalıp yargılar zamanla oluşur ve yaygınlaşır. Bireyler kalıp yargıları topluma uyum sürecinde öğrenir, bazı bireyler de bu kalıp yargılarla hareket etmeyi seçebilir. Ancak unutulmamalıdır ki kalıp yargılar hiçbir zaman kesinlik içermemektedir ve kalıp yargıların bilimsel bir geçerliliği de yoktur.

Bir kimse veya bir olayla ilgili yeterli bilgi edinmeden geliştirilen tutumlara ön yargı adı verilir. İnsanlar bazen başka düşüncelere, insanlara veya olaylara karşı ön yargılı olabilmektedir. Ön yargılı bireylerin bir durum ya da kişi hakkında olumlu veya olumsuz bir düşüncesi vardır. Bireyler herhangi bir olayda bu düşüncelerine göre karar verebilirler. Şimdi bazı ön yargı örneklerini inceleyelim.

Ön yargı örnekleriAçıklamalar
Eminim ki bu sınavdan kötü not alacak.Bu cümleyi kuran kişi, sınava giren öğrenciye karşı ön yargılıdır. Çünkü sınav daha olmamıştır ve sınavın sonucu bilinmemektedir. Öğrenci sınavdan iyi not da alabilir.
Bu arabayı Ahmet Usta’dan başka kimse tamir edemez.Bu cümleyi kuran kişi, Ahmet Usta dışındaki bütün ustalara karşı ön yargılıdır. Çünkü arabanın arızasını başka ustalara göstermemiştir. Arabayı Ahmet Usta tamir edebileceği gibi başka ustalar da tamir edebilir.
Kupayı kesin bizim takım alacak.Bu cümleyi kuran taraftar ön yargılıdır. Çünkü maçlar daha bitmemiştir ve kupayı hangi takımın alacağı belli değildir. Maçlar bittiğinde kupayı başka bir takım da alabilir.

İnsanlar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan ve herhangi bir konuda gerekli araştırmaları yapmadan kişi ve durumlarla ilgili kararlar verilmemelidir. Her zaman tarafsız ve ön yargısız olmaya dikkat edilmelidir. Ön yargıların olmadığı bir toplumda insanlar uyum içinde yaşarlar, birbirlerine karşı sevgi ve saygı içinde hareket ederler. Bu sayede yaşadıkları çevrede, okulda ve iş yerinde daha huzurlu olurlar. İnsanlar arasında sevgi, saygı, yardımlaşma, dayanışma, birlik ve beraberlik duyguları gelişir.

Toplumda eğitim yeterlilikleri ve bireysel özellikleri bakımından akranlarından farklılık gösteren kişiler bulunabilmektedir. Bu kişiler, özel gereksinimli bireyler olarak tanımlanırlar. Zihinsel yetersizliği olan, işitme güçlüğü çeken, bedensel yetersizliği bulunan, üstün zekâlı veya üstün yetenekli olan bireyler bunlara örnektir. Bu özelliklere sahip bireylerin de diğerleri gibi toplumun bir parçası olduğu unutulmamalı, onlara karşı ön yargılı olunmamalıdır. Örneğin, yakın çevremizde down sendromlu bireyler bulunabilmektedir. Bu bireylerin her birine değer vermeli ve onlarla arkadaş olmaktan çekinmemeliyiz.

İnsanlar elde ettikleri gelirle kendilerinin ve ailelerinin geçimlerini sağlamaya çalışırlar. Bir toplumda yaşayan tüm bireylerin aynı gelir seviyesinde olması mümkün değildir. Kimi bireyler yüksek, kimi bireyler düşük gelir elde edebilirler. Ayrıca bireylerin gelir durumları zaman içerisinde değişiklikler de gösterebilir. Bu nedenle insanlar sosyoekonomik durumlarına göre değerlendirilmemelidir. İnsanlar arasındaki sosyoekonomik farklılıklara saygı gösterilmelidir. Bu durum bireylerin huzurlu ve mutlu yaşamalarına katkı sağlar.

Ülkemizde farklı etnik, dinî ve mezhepsel aidiyetlere mensup çok sayıda insan yaşamaktadır. Toplumdaki tüm bireylere etnik kökenleri, dinî inançları veya mezhepsel farklılıkları ne olursa olsun kalıp yargı ve ön yargılar olmadan tarafsız yaklaşmalı ve saygı duymalıyız. Birbirine saygılı insanlardan oluşan toplum uyum içinde yaşar.

YAZAR BİLGİSİ
Recep Bayoğlu
Hayatını internete adamış biri olarak, hedefim bilgiyi ulaşılabilir hale getirmektir. Bu amaca istinaden her türlü bilgi paylaşımını KonuAnlatimi.Net üzerinde yapıyorum. Umarım içeriklerim tüm ziyaretçilerim için faydalı olur.
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Düşünceleriniz önemli, lütfen yorum yapın.x
()
x