Fetihlerin İslam biliminin oluşumuna etkileri

Fetihlerin İslam biliminin oluşumuna etkileri

Mayıs 24, 2021 0 Yazar: Konu Anlatımı Admin

Dört Halife Dönemi’nde İslam devletinin toprakları hızla genişlemiş; Suriye, Irak , Mısır ve İran İslam devletinin topraklarına katılmıştır. Emeviler Dönemi‘nde (661-750) fetih hareketleri devam etmiş, devletin sınırları hızla genişlemiştir. Kuzey Afrika, Maveraünnehir, Horasan ve İspanya İslam devletinin topraklarına katılmıştır.

VIII. yüzyıl sonlarında İslam devletinin sınırları
VIII. yüzyıl sonlarında İslam devletinin sınırları

Müslümanlar, devletin sınırlarının genişlemesiyle beraber fethettikleri toprakların gelişmiş kültürlerini tanıma imkânı bulmuştur. Mısır, Suriye, Filistin ve Anadolu’da Antik Yunan, Roma ve Bizans; Irak ve İran’da Pers ve Mezopotamya; Türkistan’da ise Türk kültürü ile karşılaşmıştır.

Müslümanlar, fethettikleri topraklarda yaşayan insanlara iyi davranmış, onların kültür ve biliminden yararlanmışlardır. Fethettikleri bölgelerin zengin kültürlerini kendi anlayışlarına göre biçimlendirmişlerdir. Örneğin Helenistik Dönem’de yazılmış resimli kitapların Arapçaya tercüme edilmesi ile minyatür sanatı büyük gelişme göstermiştir. Yine Emeviler Dönemi’nde, Şam’ın başkent olmasından sonra Antik Yunan ve Roma kültür mirası etkisi ile yeni imar faaliyetleri başlamış, Roma tarzında mimari eserler yapılmıştır.



Emeviler Dönemi’nde sınırların hızla genişlemesine rağmen yeni fethedilen topraklarda yaşayan insanlar birbirlerine uyum sağlama konusunda fazla zorluk yaşamamıştır. Bu dönemde vergi toplama ve idari konularda yerel diller kullanılmış, saraylarda Hristiyan hekimler çalıştırılmış, bu hekimlere ilaçların hazırlanmasında görev verilmiştir.

Emeviler Dönemi’nde sınırların genişlemesiyle beraber farklı kültürlerle etkileşim de hızlanmıştır. Devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı divanda tutulan kayıtlar, Irak’ta Farsça, Suriye’de Yunanca olarak tutulmuştur. Bu kayıtların Arapçaya çevrilmesi ile önceleri yalnızca din dili olarak kullanılan Arapça, bilim dili olarak da kullanılmaya başlanmıştır.

Emeviler’den önce geleneksel olarak yapılan ölçüm işlemleri, devletin sınırlarının genişlemesi ile miras paylaşımı, arazi ölçümü ve tapu kadastro gibi pratik amaca yönelik hizmetlerin İslami açıdan yeniden düzenlenmesi ihtiyacını doğurmuştur. Emeviler ilk dönemlerinde arazileri dengelemek ve eşitlemek amacıyla Romalılar döneminde kullanılan Nirengi (Belli sayıda noktaların konumunu büyük bir doğrulukla ve kesinlikle saptayabilmek için, bu noktaları tepe olarak kabul edip bulundukları alanı üçgenlere bölme işlemi) ile beraber basit bir gönye ve şakülü (Yapılarda duvarı düzgün örebilmek için kullanılan araç) kullanmışlardır. Usturlabın bulunması ile usturlabın arka kısmında bulunan kare şeklindeki bölüm arazi ve yer ölçümleri için kullanılmaya başlanmıştır. Dik açılı üçgenler ve karenin usturlapla ölçülmesiyle arazilerin kenarları daha düz olarak ölçülmeye başlanmış, kadastro işlemleri, arazi mirası paylaşımları İslami açıdan yeniden yorumlanmış, işlemler daha net ve olumlu olarak sonuçlanmıştır.