Fizik Biliminin Önemi

03.05.2020
674
Fizik Biliminin Önemi

Temel bilimler, doğa ile ilgili neden sonuç ilişkisini açıklarken hayatı kolaylaştıracak ürün veya metotların gelişmesine de yol açar. Fizik, evreni keşfetme yolunda ilerlerken teknolojiyi geliştirmiş ve hayatı kolaylaştırmıştır. Birincil amaç ürün geliştirmek olmasa da elde edilen bilgiler mühendislik bilimi aracılığıyla ürüne dönüşebilmiştir.

Örneğin yıldız ve gezegen hareketlerini açıklayan yasaların keşfi, iletişim veya askerî amaçlarla uyduların dünya yörüngesine yerleştirilmesinin yolunu açmıştır. Türk mühendislerince tasarlanan ve 2012 yılında gerçekleştirilen fırlatma operasyonu ile görev yörüngesine yerleştirilmiş olan Göktürk-2, ülkemizde özgün olarak geliştirilen ilk yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusudur.

Göktürk-2 uydusu üretim aşamasında
Göktürk-2 uydusu üretim aşamasında

Fizik Bilimi ve Evren

Bilim insanları, bir taraftan evrenin oluşumunun ilk bir saniyesinde olanları anlamaya çalışırken diğer taraftan Dünya’dan milyonlarca ışık yılı uzaktaki galaksileri izlemişlerdir. Dünya ile ilgili deneyler düzenlemiş, atomu oluşturan alt parçacıkların yapısını ve bir araya gelme ilkelerini anlamaya çalışmışlardır.

Bu doğrultuda yapılan çalışmalara fizik bilimi bilimsel olarak sağladığı desteklerle ışık tutmuştur. Temel bilimlerden biri olan fizik, deneysel ve nicel gözleme dayanır. Fiziğin amacı; evrendeki olayları açıklığa kavuşturmak, madde ile enerji arasındaki ilişkiyi bağıntılarla ifade etmektir.

Bu bağıntılar fizikte “kanunlar” olarak ifade edilir. Bu sayede fizik bilimi, doğada gerçekleşen bir çok olayı temel yasalarla açıklamaya çalışır. İlerleyen zamanda yapılacak deney ve gözlemler için teoriler oluşturur. Fizik biliminin, ortaya koyduğu kanunlar matematik dili ile ifade edilir.

Fiziğin Uygulama Alanları

Fizikte geçmişten bugüne her yeni keşif ve icat bir sonrakinin zeminini oluşturmuştur. Newton’ın (Nivtın) Hareket Yasaları, Maxwell’in (Meksvel) elektrik ve manyetizma birleştirme çalışması, termodinamik üzerine yapılan çalışmalar, birçok olayı açıklamak için 1900’lü yıllara kadar yeterli görülmüştür. 1900’lü yıllara gelindiğinde teoriler, kavramlar, kanunlar artık belirgin şekilde ifade edilmiş; fizikçiler, bilinmesi gerekenlerin bir çoğunu bilindiğine inanmaya başlamışlardır.

Fakat 20. yüzyılın başlarında fizik dünyasında büyük gelişmeler yaşanmış, yayınlanan çalışmalar bilim dünyasını sarsmıştır. Planck (Plenk), 1900’lü yıllarda fizik dünyasını kuantum kuramına götüren temel düşünceleri ortaya atmış; Einstein (Aynştayn) 1905’te özel göreliliği formüle etmiştir. Einstein, o günlerin heyecanını şu sözcüklerle ifade etmiştir: “Yaşamak için olağanüstü bir zamandı.

19. yüzyıla kadar yapılan çalışmalar klasik fizik adıyla ifade edilmiştir. Ancak, klasik fiziğin pek çok fiziksel olayı açıklamakta yetersiz kalması nedeniyle 19. yüzyılın sonlarına doğru fizikte yeni bir dönem başlamış ve bu döneme modern fizik adı verilmiştir.

Fiziğin Diğer Disiplinlerle İlişkisi
Fiziğin Alt Dalları

Fizik Bilimi Ders Notları

YAZAR BİLGİSİ
Recep Bayoğlu
Hayatını internete adamış biri olarak, hedefim bilgiyi ulaşılabilir hale getirmektir. Bu amaca istinaden her türlü bilgi paylaşımını KonuAnlatimi.Net üzerinde yapıyorum. Umarım içeriklerim tüm ziyaretçilerim için faydalı olur.
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Düşünceleriniz önemli, lütfen yorum yapın.x
()
x