I.Ahmet

22.07.2020
154
I.Ahmet

Genel Bilgiler

1590 yılında Manisa’da dünyaya gelen I.Ahmet, Osmanlı Devleti’nin 14. Padişahıdır ve 93. İslam Halifesidir. Babası III.Mehmet, annesi ise Handan Sultan’dır.

I.Ahmet’ten sonra Osmanlı tarihinde bir ilk olarak babadan oğula geçme sistemi bozularak tahta I.Ahmet’in kardeşi I.Mustafa geçti. I.Mustafa iki ayrı defa padişahlık yaptı. I.Ahmet öldüğünde oğlu II. Osman’ın (Genç Osman) yaşı çok küçük olduğundan, hanedanın en olgun erkek üyesi I. Mustafa tahta geçti.

I.Mustafa devlet işleri ile ilgilenmek istemediği için padişah olduktan çok kısa bir süre sonra tahttan indi yerine II.Osman geçti. Fakat yeniçerilerin ayaklanması üzerine I. Mustafa ikinci defa olarak tahta geçti.
I.Ahmet’in ağabeyi I.Mustafa döneminden sonra tahta geçen oğlu II.Osman (Genç Osman), I.Ahmet’in Rum asıllı eşi Mahfiruz Haseki Sultan’dan dünyaya geldi.

I. Ahmet’in Eşleri

  • Mahfiruz Haseki Sultan
  • Meh-Peyker Kösem Valide Sultan

Erkek çocukları

  • II. Osman (Genç Osman)
  • IV. Murad
  • Sultan İbrahim
  • Bayezid, Süleyman
  • Selim, Kasım
  • Mehmed
  • Hasan
  • Hanzade
  • Ubeyde

Kız Çocukları

  • Gevherhan Sultan
  • Fatma Sultan
  • Ayşe Sultan
  • Atike Sultan

Padişahlık Öncesi

I.Ahmet iyi bir tahsil gördü. İyi derecede Arapça ve Farsça öğrendi. Ata binmek, kılıç kullanmak, ot atmak gibi faaliyetlerde çok yetenekliydi. Babası III.Mehmet döneminde şehzadelerin sancağa gönderilme usulu kaldırıldığı için padişahlık dönemine kadar sarayda kaldı. Sancak Beyliği yapıp devlet işleri hakkında tecrübe kazanmamış olmasına rağmen Kanuni Sultan Süleyman döneminden sonra devletin idari işleriyle en çok ilgilenen padişahtı. Tahta geldiğinde yaşı çok küçüktü fakat ülke yönetimi için önemli kararlar aldı.

Padişahlık Dönemi

I.Ahmet tahta geçtiği sırada İmparatorluk batıda Avusturya, doğuda İran ile savaş halindeydi.

Avusturya ile ilişkiler (Batı Fetihleri)

Duraklama döneminde Osmanlı Devleti’nin en çok savaş halinde olduğu ülke Avusturya’ydı ve bu savaşlar yaklaşık 15 sene sürdü. I.Ahmet tahta geçtiği dönemde de Osmanlı Devleti Avusturya ile savaş halindeydi. III.Mehmet döneminde Estergon, Kanije ve Vişegrad kalelerinin Osmanlı hakimiyeti altına alınmasından dolayı Eflak, Erdel ve Boğdan Beyleri Osmanlı egemenliğini tanımak zorunda kaldılar. Erdel Beyi’nin de Macaristan Krallığına atanmasından dolayı Avusturya desteksiz kaldı ve Osmanlı İmparatorluğundan barış istemek zorunda kaldı. Osmanlı İmparatorluğu Doğu’da İran ile savaş halinde olması ve Anadolu’da ki Celali İsyanları gibi karışıklıklardan dolayı bu barışı kabul etti. 1606 yılında iki ülke arasında Zitvatoruk Antlaşması imzalandı.

Zitvatoruk Antlaşması (1606 Osmanlı İmparatorluğu- Avusturya)

Zitvatoruk Antlaşması’na göre:

  • III.Mehmet döneminde alınan Eğri, Kanije ve Estergon kaleleri Osmanlı Devletinde kalacaktı,
  • Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1533 yılında Avusturya ile imzalanan İstanbul Antlaşması gereğince Avusturya Osmanlı’ya vergi ödüyordu, Zitvatoruk Antlaşması ile bu vergi kaldırıldı,
  • Avusturya sadece bir defaya mahsus Osmanlı’ya savaş tazminatı ödedi,
  • Yine Kanuni Sultan Süleyman döneminde imzalanan İstanbul Antlaşması gereğince Avusturya Kralı Osmanlı sadrazamına denk sayılıyordu fakat Zitvatoruk Antlaşması ile Avusturya Kralı Osmanlı Padişahına denk sayıldı. Antlaşmada ki bu madde ile Osmanlı’nın Avusturya’ya karşı olan üstünlüğü sona ermiş oldu.

Zitvatoruk Antlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu’nun Orta Avrupa’daki siyasi üstünlüğü sona erdi ve Avusturya üstünde ki gücü bitmiş oldu. Ayrıca Zitvatoruk Antlaşması Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünün ilk aşaması olarak görülür.

Osmanlı – İran Savaşı (1603-1611)

III.Mehmet döneminde Osmanlı Devleti’nin Avrupa’da savaş halinde olmasından faydalanan İran Safevi Devleti, 1590 yılında imzalanan Ferhat Paşa antlaşması ile kaybettiği Tebriz, Karabağ, Gürcistan ve Şirvan’ı geri alabilmek için o dönemde Anadolu’da çıkan Celali isyanlarına destek oldu. Osmanlı’da durumların karışık olmasından dolayı 1603 yılında Osmanlı’ya savaş açtı. İran Tebriz, Erivan ve Abbas’ı geri aldı. İran ile bu savaş devam ederken III.Murat 1603 yılında genç yaşta vefat etti. III.Mehmet’in ölümü üzerine tahta geçen I.Ahmet Doğu’da İran ile olan sorunları çözmek için uğraştı.

Osmanlı ordusu Tebriz’i geri almak için Şah Abbas komutasında ki İran ordusu ile Selmas yöresinde bir savaş yaptı ve bu savaş kazanıldı. Fakat Şah İsmail’in daha sonra ani bir saldırıda bulunmasından dolayı Sinan Paşa  komutasında ki Osmanlı Ordusu önce Van’a daha sonra da Diyarbakır’a çekilmek zorunda kaldı. Osmanlı Devleti o dönemde Doğu’da İran, Batı’da Avusturya ve Anadolu’da Celali isyanları ile uğraşmasından dolayı İran Cephesinde başarı sağlayamadı. Azerbaycan ve Kafkasya toprakları kaybedildi. Şah Abbas Osmanlı Devleti’nin bu durumunu fayda bilerek bir antlaşma önerisinde bulunda Sadrazam Nasuh Paşa bu öneriyi kabul etti ve 1612 yılında Osmanlı İmparatorluğu ve İran arasında Nasuh Paşa Antlaşması imzalandı.

Nasuh Paşa Antlaşması (1612 Osmanlı İmparatorluğu-İran Safevi Devleti)

1612 yılında Osmanlı Devleti ile İran Safevi Devleti arasında imzalanan Nasuh Paşa antlaşmasına göre:

  • İki ülke arasında süren savaş hali sona erecekti,
  • III.Murat döneminde imzalanan Ferhat Paşa antlaşması ile İran’dan alınan Tebriz, Gürcistan, Dağıstan, Karabağ ve Şivan tekrar İran’a verildi.
  • İran, Osmanlı İmparatorluğu’na her yıl 200 deve ipek kumaş gönderecekti.

1615 yılına kadar süren barış dönemi Şah Abbas’ın antlaşmayı bozması üzerine sona erdi. Sultan Genç Osman döneminde, Nasuh Paşa Antlaşması baz alınarak alınarak yapılan 1618 yılında Serav Antlaşması ile iki ülke arasındaki barış tekrar sağlanacaktı.

Celali İsyanları

Yavuz Sultan Selim döneminde Bozoklu Celal Anadolu’da isyan çıkarmıştı. Bozoklu Celal isyanından sonra Anadolu’da çıkan  isyan ve karışıklıklara Celali isyanları denildi. I.Ahmet döneminde sadece Doğu’da İran , Batı’da Avusturya sıkıntılarla uğraşılmamış Anadolu’da da Celali isyanları ile de uğraşılmıştı. I.Ahmet’in sadrazamı olan Kuyucu Murat Paşa devletin otoritesini yeniden sağlamak için Celali isyanlarını bastırdı. Fakat Celali isyanları daha sonrada Osmanlı İmparatorluğu için sorun oldu.

Dönemin diğer önemli gelişmeleri

  • Ramazanoğulları Beyliğine son verildi.
  • Kafes Sistemi (Ekber ve Erşed Sistemi) getirildi

Kafes Sistemi (Ekber ve Erşed Sistemi)

Ekber ve Erşad büyük ve olgun olan demektir. Osmanlı İmparatorluğunda Şehzadeler küçük yaşlardan itibaren devletin idari ve askeri işlerini öğrenmeleri amacıyla Sancak Beyliğine tayin ediliyordu. III. Mehmet sancak Beyliğine gönderilen son şehzadeydi. Daha sonra kafes sistemi geliştirildi. Kafes sistemine göre tahta hanedanın en yaşlı ve en olgun üyesi geçecekti.

Bu sistem ile hükümdarın kardeşleri de tahta geçebildi ve şehzadelerin sancak beyliği görevine getirilmeleri son buldu. Bu sistem sayesinde ilk zamanlar tahta geçecek kişinin belli olmasından dolayı taht kavgalarının önüne geçilmiş oldu. Taht kavgalarının sona ermesine sebep olan Kafes Sisteminin kötü yanı ise şehzadeler sarayda yetişiyor ve  devlet yönetimi hakkında pek bilgi kazanmamış ve halkla aralarına mesafa girmiş oluyordu.

Tahta geçen Padişahlar kendilerinden önceki padişahlara göre devletin askeri ve idari işleri konusunda bilgisiz oluyorlardı. Buda yönetimde pek çok sıkıntıya neden olacaktı.

Ekber ve Erşad sistemi ile Kanuni Sultan Süleyman döneminde kanunlaşan Kardeş Katli kanuna son verilmiş oldu. Böylece I.Ahmet’in kardeşi I.Mustafa ve üç oğlu Genç Osman (II.Osman), IV.Murat ve Sultan İbrahim padişahlık yaptı.

Sultan I.Ahmet 1617 yılında Tifüs hastalığı nedeniyle henüz 28 yaşında vefat etti. I.Ahmet’ten sonra tahta kısa süreliğine I.Mustafa geçti ve I.Mustafa’dan sonra tahta I.Ahmet’in oğlu olan II.Osman geçti.

I.Ahmet çok iyi Arapça ve Farsça bilirdi. Çok iyi şiir yazardı. Ata binmek ve kılıç kullanmak konularında çok iyiydi. Sade giyinirdi, mütevazi bir kişiliği vardı. Devlet işlerinde her zaman önemli alimlerden ya da devlet adamlarından fikirler alırdı.

YAZAR BİLGİSİ
Recep Bayoğlu
Hayatını internete adamış biri olarak, hedefim bilgiyi ulaşılabilir hale getirmektir. Bu amaca istinaden her türlü bilgi paylaşımını KonuAnlatimi.Net üzerinde yapıyorum. Umarım içeriklerim tüm ziyaretçilerim için faydalı olur.
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Düşünceleriniz önemli, lütfen yorum yapın.x
()
x